Hiçbir gün, haşir gününden daha büyük bir korku ve daha şiddetli bir dehşet taşımaz. O gün, Allah öncekileri ve sonrakileri tek bir meydanda, yalın ayak, çıplak ve sünnetsiz olarak bir araya toplar. Güneş başlara yaklaştırılmış, sıkıntı şiddetlenmiş, bekleyiş uzamıştır. Öyle ki insanlar ter içinde kalır ve herkes kendi derdine düşmüş, Allah'ın hükmünü ve adaletini beklemektedir.
İnsan bu hayatta kesintisiz bir mücadele içinde yol alır: Ruhun yücelere ulaşma tutkusuyla beslediği idealler, organları ağırlaştıran ihtiyaçlar, sabrını, gücünü ve sebatını sınayan ardı ardına gelen olaylar... Hayat yolculuğunda insanı çeşitli zaaflar, nefsin hastalıkları, değişen haller, yaşam kaygıları, borç yükleri, gelecek korkuları ve yolun fitneleri kuşatır
İslam'da bereket kavramını, doğru deliller ve pratik rehberlik eşliğinde bereketi celbetmenin en önemli şer'i sebeplerini keşfedin
İlim ve zikir meclisleri, hayrın en büyük kapılarındandır. Onlara sekinet iner, melekler kuşatır ve Allah ehlini yüce mecliste anar. #İlimMeclisleri #ZikirMeclisleri #İlimFazileti #Kur'anMeclisleri #İslam'daİlim
Kitap ve Sünnet'ten derlenen bereketi celbetmenin birçok şer'î ve imanî sebebi vardır. Nice insan "Maaşım nereye gidiyor bilmiyorum!" diye tekrarlar. Bir başkası "Günüm çabuk geçiyor, neredeyse hiçbir şey başaramıyorum!" der. Bir diğeri "Çok okuyorum ama ilmin kalbimde ve amelimde bir etkisini göremiyorum!" diye şikâyet eder. Bir başkası ise sayısız nimet içinde yaşar, ancak hayatın lezzetini ve kalp huzurunu hissetmez.
Adil halife Ömer b. Abdülaziz'in hayatını, adaletinin, zühdünün ve onu Müslüman tarihinin en büyük hükümdarlarından biri yapan ıslahatlarının öne çıkan yönlerini öğrenin.
Kalbi arındıran, mizanı ağırlaştıran ve Sevgili'ye ﷺ yaklaştıran bir ibadet. Şüphesiz Allah'ın bize lütfettiği en büyük nimetlerden biri, bizi İslam ümmetinden ve Sevgili ﷺ'nin ümmetinden kılmasıdır. O, müjdeleyici ve uyarıcı, parlak bir kandil, gönderilmiş bir rahmet ve ümmetinin hidayetine ve korunmasına son derece düşkün olandır.
Her insanın hayatında, sebeplerin daraldığını, yolun artık net olmadığını ve özlemini duyduğu şeyin geciktiğini hissettiği anlar vardır. İş arar, şifa bekler, belirsiz bir gelecekten korkar veya nasıl çözeceğini bilmediği bir sorunla yüzleşir. İşte tam bu noktada kalbin, ona sebat verecek en büyük ibadete ihtiyacı vardır: Allah'a tevekkül etmek.
Bazı insanlar dinin sadece çok namaz kılmak, oruç tutmak ve Kur'an okumaktan ibaret olduğunu zanneder. Oysa tertemiz şeriat, insanı en yüce insanî kemal mertebesinde inşa etmek için gelmiştir. Güzel ahlak, sadece söylenen bir söz değildir; insanların önünde geçici bir tebessüm de değildir. O, öfke anında, anlaşmazlık anında, zayıflarla muamelede, evde, işte, yolda ve sosyal medyada ortaya çıkan bir yaşam biçimidir. Bu nedenle güzel ahlak konuşması, her insanın hayatını ilgilendiren imanî, terbiyevî ve sosyal bir ihtiyaç haline gelmiştir.
Çoğumuz namaza aceleyle giriyor, günün yükünü taşıyarak tekbir alıyoruz, kalp ise dağınık… İşte iftitah dualarının hikmeti burada belirir: dünyanın gürültüsünden Rabbü'l-Âlemin'in huzurunda durmanın celaline geçiş kapısı.
Ailemizle, akrabalarımızla, arkadaşlarımızla ve iş arkadaşlarımızla her gün ne kadar çok oturuyoruz da, sohbetler ediyoruz, saatler geçiyor, sonra meclis gaflet içinde dağılıyor! Oysa Peygamber Efendimiz (ﷺ) birçok insanın gafil kaldığı büyük sünnetlere rehberlik etmiştir; bu sünnetler meclisi bereketlendirir, sevabı büyütür, hataları siler ve Müslüman'a Allah'ı razı edecek şekilde her anı değerlendirmesine yardımcı olur.
Güzel Sözün Sırları ve Etkisi İnsan ruhları her zaman şefkatli bir ilgiye yönelir ve onları umut ile başarının ufuklarına taşıyacak tatlı bir sözü bekler. Güzel sözler, yaraları iyileştiren ve azimleri güçlendiren bir merhemdir.
Allah’a hamd olsun; O, hidayet ve hak diniyle Resulünü, onu tüm dinlere üstün kılmak için gönderdi. Şahit olarak Allah yeter. Salât ve selâm, Allah’ın kulu ve elçisi, âlemlere rahmet ve tüm yaratıklar üzerine hüccet olarak gönderilen Peygamberimiz Muhammed’e, âline, ashabına ve kıyamete kadar onun yolundan gidenlere olsun.